Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a sert sözler: 3 milyar euroya insan ülkesini satar mı, iradesini satar mı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık olağan grup toplantısında milletvekillerine ve partililere hitap etti. Suriye politikası konusunda iktidarı eleştiren ve sığınmacılar konusunun AB ile pazarlık konusu yapıldığını savunan Kılıçdaroğlu, “3 milyar euroya insan ülkesini satar mı, iradesini satar mı?” diye konuştu.

“DEVLET ŞAHSİLEŞTİRİLEMEZ!”

Devletin şahsileştirilemeyeceğini ve kişiye indirgenemeyeceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Her birimize düşen sorumluluklar var ve bu sorumlulukla hareket etmeliyiz” dedi.

Engellilerin sorunlarını bildiklerini ve bu konuda çalıştay yaptıklarını belirten CHP lideri, çalıştayla ilgili hazırlanan raporun ilgili tüm taraflara gönderileceğini söyledi.

Türkiye’de iki alanın şahsileştirildiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu iki alanın ekonomi ve dış politik olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Ekonomide bir kişi ‘ben ne dersem o olur’ dedi, dolar, faizler aldı başını gidiyor. Program üzerin program açıklıyorlar ama bir kişinin programı. Her açıklanan program ekonomiyi biraz daha kötüye götürüyor. Çünkü ‘ben ekonomistim’ diyen kişinin ekonominin ‘e’sinden anlamadığını hep beraber gördük. O nedenle devlet yönetiminde şahsileştirilme olmaz.”

Dış politikanın da şahsileştirildiğini savunan CHP lideri, “Dış politikada şahsileştirmenin ötesinde bir tehlike daha var. Dış politikayı egemen güçlerin talebiyle yapmaya kalktığınızda çok daha büyük sorunlar olur. Bugün geldiğimiz nokta budur” şeklinde konuştu.

“SURİYE KONUSUNDA EN TUTARLI PARTİ BİZİZ”

Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda CHP’nin iddialı olduğunu ve 2011’den bu yana en tutarlı söylemleri dillendiren tek partinin CHP olduğunu söyledi.

CHP lideri, “Biz komşumuzda olan bir savaşın bize yansımasının tehlikeli boyutlarını dile getirdik. Biz dile getirince bizi suçladılar. Egemen güçlerin talebi üzerine bizi suçladılar. Ama bugün tarih diyor ki; CHP doğruları söyledi” diye konuştu.

Artık sokaktaki vatandaşların da bu konuda CHP’ye hak verdiğini savunan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin bu konuda yaptıklarını şu şekilde anlattı:

“Eylül 2011’de savaşın başlamasının hemen ardından Suriye yönetimi ile temasa geçtik. ‘Yanlış yapıyorsunuz, iç savaş Suriye için felakettir’ dedik. Aralık 2012’de muhalefet ile temasa geçtik. ‘Oturun, uzlaşın’ dedik. İktidar sahipleri yapmazken biz ülkemizi düşündük. Suriye’deki akrabalarımızı, çocukları ve kadınları düşündük. Nisan 2022’de TBMM’de ‘Genel Görüşme’ önerisi verdik. Dış politikanın milli bir eksene oturtulmasını istedik. Dış politikada iktidar, muhalefet olmaz. Öyle öğrendik, öyle yetiştirildik.”

“432 SORU ÖNERGESİNE CEVAP VERİLMEDİ”

Suriye’deki olayların başladığı 2011’den Mayıs 2022’ye kadar 91 Meclis Araştırma Önergesi verdiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Beyler parlamentoya gelip bilgi verme tenezzülünde bile bulunmuyorlar” dedi.

Bu dönemde 6 Genel Görüşme Önergesi, 336 Soru Önergesi verdiklerini ve cevap alındığını belirten CHP Genel Başkanı 432 Soru Önergesine ise bugüne kadar henüz cevap verilmediğini söyleyerek, “Çünkü cevabını bilmiyorlar, ne söyleyeceklerini bilmiyorlar” diye konuştu.

“UTANIR İNSAN”

Nisan 2012’de Arap Baharı Konferansını topladıklarını hatırlatan Kemal Kılıçdaroğlu, “İktidarın yapamadığını biz yaptık” dedi.

24 Ağustos 2012’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup yazarak Suriye savaşının Türkiye’ye yönelik olumsuz etkileri konusunda uyarılarda bulunduğunu ve Uluslararası Suriye Konferansı toplanması çağrısında bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Tabi olmadı. Olmadı ama Erdoğan 5 Eylül 2012’de ‘Emevi Camii’nde namazımızı kılacağız’ dedi. Devlet yönetimindeki şahsileştirmeyi görebiliyor musunuz? ‘Ben her şeye muktedirim’ anlayışını görebiliyor musunuz? Bu anlayış Türkiye’yi bugünkü hale getirdi. Beyefendi Emevi Camii’nde namaz kılacaktı, 3 milyon 600 bin Suriyeli Türkiye’de. Şu yanlışa, şu sorumsuzluğa bakar mısınız? Aklı başında bir insanın bugünkü tablo karşısında milletin huzuruna bile çıkmaması gerekir. Utanır insan” şeklinde konuştu.

“KABAHAT SURİYELİDE DEĞİL, SINIRI KONTROL EDEMEYENDE”

2013 yılında da ülkeye elen Suriyeliler ile vatandaşlar arasında sorunlar çıktığını ve kendisinin “Kabahat Suriyeli’de değil, sınırı kontrol edemeyen hükümettedir” dediğini hatırlatan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Suriyelinin ne kabahati var? Kapıyı açmışsın, ‘istediğin kadar gel’ diyorsun. ‘Silahınla, bombanla gel’ diyorsun. Silahınla isediğin zaman gidip dönüyorsun. Kabahat kimde? Suriyelide değil ki. Kabahat sınırıi sınır kavramını yok edende. Kim? İktidarda” diye konuştu.

2013’te BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon’a mektup yazarak konuya dikkat çektiğini ve BM’nin ağırlık koymasını istediği söyleyerek, şöyle konuştu:

“Erdoğan yapamıyor. Yeri geldi mi üfürüyor ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diye. Bir mektup yazamadın mı, BM’ye gidemedin mi? Orada Suriye’yi masaya yatıramadın mı sen? Yatıramadı. Niçin? Patrondan izin alamadığı için, emperyal güçten izin alamadığı için.”

“DEVLETİN SINIRLARI DEVLETİN NAMUSUDUR”

Aynı yılın eylül ayında “Bir devletin sınırları o devletin namusudur. 900 kilometrelik sınırdan kimin girip kimin çıktığı belli değil” dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, uyarıların dikkate alınmadığını ve ardından göç dalgası yaşandığını söyledi.

Göç dalgasının başında “100 bini aşmaz” dendiğini saha sonra milyonların geldiğini ve resmi rakamlara göre 3 milyon 600 bini bulduğunu ancak gerçek rakamın 5-6 milyon olabileceğini belirterek, “Bilmiyoruz, kimse de bilmiyor. Gelen sığınmacılar da Türkiye’de kalmak istemiyor. Gelişmiş ülkelere gitmek istiyorlar. Türkiye’de ne yapacak? Ve her birisi Akdeniz’den botlarla Batı’ya gitmeye çalışıyor. Akdeniz bir mülteci mezarlığına dönüştü. Bir çocuk bedeni dalgalarla kıyıya vurdu. O fotoğrafı herhalde hiç birimiz unutmayacağız. O fotoğrafın sorumlusu başta oturan kişidir. Erdoğan’dır o fotoğrafın sorumlusu. İkincisi emperyal güçlerdir. Avrupa Birliği ‘bize göndermeyin’ diye baskı kuruyor. ‘3 milyar euro para vereceğiz, gerekirse daha da veririz’ diyorlar. Beylerin rahatı bozulacak çünkü. Ben ne demişim 12 Mart 2016’da, ‘Gerekirse 6 milyar euroyu biz size ödeyelim, sığınmacıları siz tutun orada..’ Rest mi rest. Resti çekmesi gereken kişi ülkeyi yöneten. 3 milyar euroya insan ülkesini satar mı, iradesini satar mı?” diye konuştu.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.